Skip to content

T.C. Kabadüz Kaymakamlığı

Increase font size Decrease font size Default font size
Şu anda buradasınız:
Uyuşturucu İle İlgili Bilmeniz Gerekenler Yazdır e-Posta

Ailelerin Dikkatine

Uyuşturucu Kullananlardaki Belirtiler Ve Yapılacak İşlemler

Gencin uyuşturucuya tutsak olmaması için aileye düşen görevler nelerdir? Bu konuda gençlerimiz nelere dikkat etmelidirler?


Gençleri uyuşturucudan korumada en büyük görev aileye düşmektedir. Aile, toplumun en küçük kurumu ve hücresidir. En başta anne ve baba, çocuklara örnek olmalıdır. Çocuklar her türlü sıkıntılarını ve problemlerini öncelikle anne-babalarına açabilmeli, problemler önce aile büyüklerince değerlendirilmelidir.
 
Bu konuda gençlerimizin dikkat edecekleri noktalara gelince:

Gerçek sevgi ve mutluluğu kendi yuvalarında aramalı,

Kötü arkadaş gruplarından uzak durmalı.(Bu kişiler söz ve davranışlarından kolayca anlaşılabilir.),

Boş zamanları yararlı şekilde değerlendirebilmeli. (Okuma, spor, kültürel etkinlikler vs.), Gençlik çağı, halk arasında söylendiği gibi “delikanlılık” dönemidir. İçinde bulunulan bu çağın gereği olarak her zaman problem yaratabilecek hareketlerde bulunulabilir. Bu nedenle büyüklerin uyarıları dikkate alınmalıdır.

Son olarak gençlerimizi uyuşturucunun içine çeken alt kültürden söz etmek istiyorum. İçki, uyuşturucu kumar, şans oyunları, fuhuş ve çeşitli sapıklıklar, evden kaçma gibi olayların tümünü besleyen, ortaya çıkaran ortama “Uyuşturucu Kültürü” adını veriyoruz. Gençlerimizi bu felaketlerin zararlarından korumak, bu alışkanlıkların temeline bulunan “uyuşturucu Kültürü” ile mücadeleye bağlıdır.
 
Gençlerimizi, bu kültürün filizlendiği meyhane, birahane, pub, diskotek, kahvehane ve kumarhane gibi yerlerden  uzak tutmalı; uyuşturucunun panzehiri olan milli ve manevi değerlerimize, yüzyıllardan beri kuşaktan kuşağa geçerek süzülüp gelen geleneklerimize sarılmalarını sağlamalıyız.
 
Acaba çocuğum uyuşturucu kullanıyor mu?

Aileler, uyuşturucu kullanan çocuklarını hangi davranış değişiklerinden anlayabilirler?


Alınan bütün önlemlere rağmen, bu korku tüm dünyada pek çok ailede yaşanıyor. Uyuşturucuya karşı denenen etkili yollardan biri de ailelerin bu konuda bilgilendirilerek uyanık tutulmalarını sağlamaktır.

Aşağıda sayılanlara dikkat eden bir aile çocuğun uyuşturucu bağımlısı olup olmadığını anlayabilir:

Eve gelmeyen çocuk neler yaptığını saklamaya çalışır, gerçeği gizlemek için yalan söyler. Bazen de o gece nerede olduğunu ve neler yaptığını gerçekten hatırlayamaz.

Sakin biri olarak tanıdığınız çocuk aniden sinirli ya da aşırı vurdumduymaz, umursamaz, hiçbir şeyle ilgilemez bir kişiliğe bürünür.

Çocuk okuldan kaçmaya başlar. Özellikle öğle saatlerinde, uyuşturucu aldıktan sonra sık sık okuldan kaçmasıyla dikkati çeker.

Eski arkadaşlarıyla görüşmemeye başlar, yeni yeni arkadaşlar edinir.

Bunlar yaşça ondan büyük olurlar ve hiçbir zaman onun evine gelmezler.

Teninin rengi hastalıklı gibidir. Yüzü solar, gözler çukurlaşır, bakışları anlamsızlaşmaya başlar. Uyku saatleri değişir. Gündüzleri uyuma ihtiyacı duyarken geceleri uyuyamaz.    Uyuşturucuyu gece almışsa  bütün gece gayet canlı olmasına karşın sabaha doğru yorgun ve huzursuz olur, yataktan kalkamaz.

Çevresindekilerden sürekli para ister. Ama parayı nereye harcadığını açıklayamaz. Para bulamayınca alabildiğine hırçınlaşır. İştahı kaybolur, devamlı kilo kaybı görülür.

Okuldaki başarısında ani düşüşler gözlenir.

Çocuğunun uyuşturucu kullandığından kuşkulanan aile ne yapmalıdır?

Böyle bir durumda paniğe kapılmamalı. Çocuğu karşısına alıp samimi olarak konuşmalı ve uzman bir psikiyatriste götürmeye onu ikna etmeli, uzmanın tavsiye ve telkinlerine uymalıdır. (Bazı hastanelerde bulunan bu konu ile ilgili bölümlere de başvurulabilir.)

Son olarak şunu söyleyebiliriz ki uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak güçlü bir irade ve üstün bir gayet ister. Kişi istekli ve gayretli ise bağımlılıktan kurtulabilir.

Ne yazık ki tedavi oranının düşük olduğu bağımlıların pek çoğu “yaşayan ölü” durumunda topluma yük olacak şekilde yaşayıp genellikle de kaza, zehirlenme vs. gibi bir nedenle genç yaşta  hayata veda ederler. Bu nedenle, en iyisi bu illete hiç bulaşmamak ve bulaşanlardan uzak durmaktır.

Uyuşturucu Tuzağı
 
Uyuşturucuya Alıştırma Yöntemleri ;
 
Unutmayın , eroin bağımlılığının ilk adımı arkadaş kıyağı ile atılır .
Eğer arkadaşınız , gerçektende arkadaş değil de bir "ayakçı" ise, birkaç hafta sonu devam eden bu kıyakçılığı " bombalama" denilen ikinci aşama izler. Bu aşamada bir gün ziyaretinize gelen ayakçı,  kıyağını yaptıktan sonra giderken, nasılsa yanındaki yüklüce miktarda eroini  almayı unutuverir.   Bir eroinmanın malını asla unutmayacağını bilmediğiniz için kuşkulanmazsınız. Birkaç gün gelip almasını beklersiniz. Gelmez. Bir gün, "yahu şundan bir kere çeksek ne olur sanki?" dersiniz. Sonra bunun gerisi gelir. Mal bittiğinde bombalanmışınız demektir. Artık bir eroin bağımlısı olarak, her yerde kıyakçınızı, daha         doğrusu ayakçınızı arar ve kolaylıkla bulursunuz.

Özellikle genç yaştaki insanlar arasında, guruptan bir yada birkaç kişinin uyuşturucu kullanması , diğerlerinin de en azından bir kez denemesi için yeterli bir neden.

Gençler , birbirlerine sigara ikram eder gibi yada hastalığını iyileştirmek amacıyla ilaç verir gibi uyuşturucu sağlayabiliyorlar. Gençler, arasındaki sohbetin dışında kalmasını istemedikleri arkadaşlarını da kendileri gibi uyuşturucu kullanmaya zorlayabilirler. Kullanmaya itiraz eden arkadaşlarını dışlıyor yada  "arabesk" türü tanımlamalarla , kendilerince aşağılama yolu seçiyorlar.
 
Okul önleri de artık satıcılar için vazgeçilmez mekanlardan. İstanbul'da bulunan pek çok okulun kapısında , özellikle çıkış saatlerinde uyuşturucu satıcılarına rastlanıyor. Okul yönetimi nemi yapıyor? Hayır onların okulunda uyuşturucu kullanan öğrenci yok ki. Neden böyle bir konuyu düşünsünler?

Esrar bağımlıları , kullandıkları malın içine eroin karıştırılarak bu uyuşturucuya da alıştırılabilirler. Eroin krizleriyle birlikte de bağımlılık başlar.
 
Uyuşturucu Kültürünün Sebepleri ;
 
Toplumu ayakta tutan , ona yücelme ve yasama gücünü kazandıran , manevi , ahlaki ve hamasi değerlerini çürüterek , sömürgeci devletlerin uydusu halin getiren bir soğuk harp uygulamasıdır. Dış güçlerin ve içerdeki ajanlarının ve bunlarla işbirliği yapan mafya üçlüsünün organize çalışmaları. Her zaman mafyanın ağına takılmaya hazır "sokaktaki başı boş insanlar ve çocuklar" Unutulmaması gereken bir önemli husus da : Beyaz zehir alışkanlığının gelişmesinde , içinde türlü uyuşturucular taşıyan ve son yıllarda karaborsaya da tekel çizgisinde hükmeden ithal sigaraların ve kolalı mamullerin keza , çikletlerinde payı zannedildiğinden çok fazla.
 
Madde Kullanımının Sebepleri ;
 
Bilgisizlik : Tehlikeden habersiz ve bu sebeple konuyu hafife almak.
 
Özenti:  Özenti sergilemede en önemli payın medyaya ait olduğu rahatlıkla söylenebilir.
 
Bira-bahane:  Diskotek ve diğer kafabulma-eğlenme yerleri. Bunlar beyaz ölüm değirmeninin çarkları ve tuzaklarıdır. Giren büyük ihtimalle öğütülür. Gurup baskıları: kötü arkadaş.
 
Merak:  Denerim, bırakırım kafası. Fakat bir veya iki deneme genci belki de dönüşü olmayan yola sokmaya yeterli gelmektedir.
 
Moda:  Çevreye uyma havası... Bozuk çevre ve hasta toplum. Bilindiği gibi hastalıklarda insandan insana kolaylıkla geçebilir. Gençlerde tehlike sevgisi , cinsel bozukluklar , kendini aşma , ispatlama içgüdüsü veya gayreti. Genetik yapının maddeye yatkınlığı. Gençlerdeki manevi boşluk , inanç zaafı. Bozuk aile ve hasta toplumdan kaynaklanan güvensizlik duygusu. Gelecek  karşısındaki kaygılar strese, sıkıntıya ve yalnızlığa itiyor. Aile yapısındaki bozukluklar , geçimsizlikler. Ahlaki manevi zaaflar. Yine ailelerdeki ekonomik bozukluklar çoklukla normaliteyi  bozar. Bilhassa yokluktakini bunalıma ve intihara , varlıktakini şımarıklığa , taşkınlığa , tahribe   yöneltir. Eğitimdeki zafiyet , yetersizlik ve yanlışlıklar. Maddeci felsefeye dayalı eğitimler insanları bencilliğe (egoizme) , şahsi çıkarcılığa iten temeldeki sebeplerdir.
 
Arkadaş Çok Önemli ;
 
Çocuklar ve gençler aileden ve okuldan , zamanla arkadaş çevresinden etkilenirler. Arkadaş çevresinde kabul edilmek için gençler, ekseriya çevresinin baskısına dayanamaz aşağılık duygusu ile uyuşturucu kullanır. Sanıldığının aksine , uyuşturucu ile ilk temas , sokak başında bilinmeyen satıcı vasıtası ile değil , bilakis arkadaş çevresiyle olmaktadır.
 
Eğlence Yerleri

Uyuşturucunun Etkileri

Fiziksel Etkileri ;


Beyin ve Merkezi Sinir sisteminde : Sigaradan itibaren bütün uyuşturucuların en büyük zararı ve tahribatı beyin ve merkezi sinir sistemi üzerindedir.

Bu sebeple beynin mazrufu olan aklı ve iradeyi işlemez hale getirir. Kişiyi dengeden, normal yaşam ve davranışlardan uzaklaştırırlar.

Beyin ve akıl sağlığının en büyük düşmanı uyuşturuculardır. Bağımlılarda beliren ilk olgu; akıl ve sinir hastalıkları ve arızalarıdır. Delilik, erken bunama, şuur kaybı, uykusuzluk, felçler hezeyan (sayıklama, saçmalama, akıl dışı davranışlar ) halüsinasyon (vehim, hayal görme, işitme vs. ) lar, zeka ve hafıza kayıpları.En kısa ifade ile: Akıl hastalıkları, zihni ve ruhi karmaşa ve kaoslar .

Sindirim Sisteminde: Bulantı, kusma, karın ağrıları, kabızlık, ishal, mide ve bağırsak spazmları, kanama ve yaraları, gastrit, ülser vs.

Karaciğer ve Böbreklerde: Bu zehirlerin organizmadan atılmasında en ağır görev bu organlara düşmekte olup, karaciğer ve böbreklerde büyük arıza ve tıkanmalara, karaciğerde yetersizlik, yağlanma ,sertleşme (siroz)...
Böbreklerde büyük tahribat, albümin, kan ve idrar çoğalması, tıkanmalar ,ağır böbrek hastalıkları

Gözlerde: Işık ve mesafede uyumsuzluk, şaşılık gece körlüğü, göz bebeği büyümesi, küçülmesi, göz adele felci bilinen sonuçlar ve tezahürlerdir.

Solunum Sisteminde: nefes darlığı, öksürük, boğulma hissi, bu yolla kalp sıkışmaları, solunum felçleri ve ölümler bilinen olaylardır.

Kan organlarında: Kan ,insan hayatının en önemli organı olup, uyuşturuculardan büyük zararlar görür. Kansızlık ,kan zehirlenmeleri, kan hücrelerinde şekil ve miktar değişiklikleri, kanın korkulu arızası olan pıhtılaşma ve kangrenler başlıca arızalardır.

Zehirlenme: Uyuşturucuların başta gelen olumsuzluğu zehirlenmeler ve bu yolla gelen ölümlerdir. İlk defa olursa HAD, tekerrür ederse "Müzmin Zehirlenme" adını alır.

Sosyal ve Maddi Etkileri ;

Sosyal bir varlık olan insanın çevresi ile uyum içinde olması, akıl ve zihin sağlığı ile mümkündür.

Bu sebeple akli ve zihni hayatın en büyük düşmanı olan uyuşturucular, insanın uyum gücünü zaafa ve iflasa götürmekle onu aileden, toplumdan ve çevresinden kopararak, yalnızlığa, bunalıma ve hemen ardından da sorumsuz, hipisel (hayvani) bir hayata mahkum eder. Bağımlıyı yaşayan bir ölü haline getirir. (Hip Kültür)

Bu sebeple, uyuşturucuların, bağımlıya, aile hayatına, doğacak çocuklara, iş hayatına, aile ve ülke ekonomisine, ferdi ne toplumsal ahlaka (namus ,iffet, şeref, haysiyet v.s.) verdiği zararlar ifadelere sığdırılamaz.

İntiharların, cinayetlerin, her türlü fuhşiyat, gasp ve anarşinin temelinde uyuşturucu vardır.

İç ve dış düşmanların en tahripkar silahı uyuşturucu ve uyuşturucu salgınlarının itici gücü olan uyuşturucu kültürü (hip kültür) dür. Cemiyetleri inkıraza götüren her türlü maddi ve manevi tahribatın temeldeki sebebidir. Bunlar.

Ayrıca AİDS, frengi, verem, kanser, kangren ve benzeri bir çok ölümcül hastalığın yayılmasında da en büyük fail uyuşturucular ve bağımlılarıdır.

Nasıl Kurtulunur
 
Bizlere  Düşen Görevler
 
Çocuğunuzun Uyuşturucu Madde Kullandığını Nasıl Anlarsınız?

 
Uyuşturucuların kullanılması davranış değişikliklerinde ve bünyedeki emarelerde kendini gösterebilir. Bununla beraber bu işaretler kesin delil sayılmazlar. Uyuşturucunun kullanılmasında kesin delil olan bünye emaresi enjeksiyonda (bilhassa eroinde) görülür. Daha çok kol ve bacak damarları boyunca olmak üzere, bağımlının bütün vücudunda iğne izleri vardır. Bunlar sivrisineğin soktuğu yerlere benzer ve muhtemelen iltihaplıdır. Tabi iğne ile tedavi gören hastaların vücudunda da iğne izlerinin bulunduğu unutulmamalıdır.

Kullanılan uyuşturucunun cinsine ve kullanma şekline göre değişen aletler, zehir in alınışı ve çeşidi hakkında fikir verir. Vücuttaki emarelerin çokluğu bağımlılık ihtimalinin işareti ise de, uyuşturucu kullanılmasının kesin delilleri olarak kabul edilmemelidir, fakat uyanık olunmalı, olaylar dikkatle izlenmeli ve değerlendirilmelidir. Bunlar mesela, el titremesi, ter boşanması, uykusuzluk, huzursuzluk, sükunet ile sinirlilik hallerinin birbirini takip etmesi gibi işaretlerdir. Davranış değişiklikleri de uyuşturucu bağımlılığın işareti sayılır.

Gençlerde rastlanan ve göze çarpan bu ve benzeri haller, ergenlikle ilgili çok normal sebeplerde olabilir. Örneğin ergenlikte:

Okul başarılarındaki inişler ve yükselişler, Aile münasebetlerinden ayrı kalma, uzaklaşma, Ruh halinde değişiklikler, İlgi alanlarının sık sık değişmesi söz konusu olabilmektedir.
 
Bunlar tehlike işaretleridir :


·         Daha önce bizlerle olmaktan zevk alan, programlar yapan kızımız veya oğlumuz, bizden uzak durmaya başlamışsa, ilgi ve istekleri sıklıkla değişiyorsa, maymun iştahlı olmuşsa, daha önce eğitim
konusunda verdiği kararı değiştirmişse, kararsızlıklar yaşıyorsa...
·         Ruhsal yönden içine kapandığını, aşırı sinirli olduğunu, alınganlaştığını, sonra tekrar normale döndüğünü fark ediyorsak.
·         Başarı oranı tamamen ve her derste düşmüş ise, arkadaşlarını çok sık değiştiriyorsa, eski arkadaşlarına sırt çeviriyor ve çevreyle ilişkilerden kaçıyor, işini yada okulunu bırakmak istiyorsa.
·         Hiçbir şeye ilgi duymuyor ve herkesten uzak kalıyorsa, geleceğe dönük hiçbir adım atmıyorsa.
·         Ani ve çabuk duygu değişimleri varsa, yemek yeme düzeninde bozukluk oluyorsa.
·         Yalan söylüyor ve evden ufak tefek şeyler kayboluyorsa.
·         Elbisesinde, yatağında ufak yanıklar ve yırtıklar oluşmuşsa, farklı yerlere gittiğine dair ipuçları varsa.
·         Tuvalette uzun süre kalıp, oradan rahatlamış olarak çıkıyorsa.
 
Odasında, üstünde pudraya benzer şeyler varsa bunlar bize bir problemin olduğunu düşündürmelidir. Ama bütün bunları, tek başına anne yada baba olarak halletmeye kalkışmamak, mutlaka bir uzmandan yardım almak gerekir.
 
Aileye Düşen Görevler

Uyuşturuculardan korunmada en büyük vazife aileye düşmektedir. Aile toplumun temel çekirdeğidir. En başta anne ve baba, çocuklara örnek olmalıdır. Çocuklar, her türlü sıkıntılarını ve problemlerini öncelikle anne ve babalarına açabilmelidirler. Problemlerin ilk defa aile büyüklerince değerlendirilmeleri şarttır.
Bu konuda gençlerimizin dikkat edecekleri noktalara gelince;
·         Gerek sevgiyi ve mutluluğu muhakkak ki kendi yuvalarında aramalıdırlar.
·         Kötü arkadaş guruplarından uzak durmaları gerekir. Böyle kişiler davranışlarından, hareket ve sözlerinden anlaşılır.
·         Boş zamanları en iyi şekilde (okumak, kültürel ve diğer faydalı faaliyetlerde bulunmak gibi meşguliyetlerle) değerlendirmelidirler.
·         Yine gençlik dönemi ; halk arasında söylendiği şekliyle "delikanlılık" devresidir. Bu yaşlarda kişilik icabı, gelecek için her an problem oluşturabilecek hareketlere girilebilir, kararlarda isteksizlik olabilir.

Gençler bu hususu daima göz önünde tutmalı büyüklerin uyarılarını dikkate almalıdırlar.
Son olarak gençlerimizi uyuşturucunun içine çeken alt kültürden bahsetmek istiyorum. İçki uyuşturucu, kumar, şans oyunları, sapıklıklar, fuhuş evden kaçma gibi faaliyetlerin tümünü besleyen, ortaya çıkaran ortama "Uyuşturucu Kültürü" adını veriyoruz. Zararlı alışkanlıkların temelinde bu vardır ve bunu önlemek uyuşturucu kültürüyle mücadeleye bağlıdır. Bu kültürün filizlendiği birahane, pub, diskotek, kahvehane, kumarhane, meyhane ve benzeri yerlerden uzak durmalıdır. Bira ve "alkolsüz" denilen bira, alkolizm ve uyuşturucu batağının başlangıç basamağıdır. Yine milli manevi değerlerimiz, yüzyıllardan beri nesilden nesile intikal eden geleneklerimiz uyuşturucu kültürünün panzehiridir. Bu değerlere sarılmak zorundayız.
 

Medya'ya düşen görevler

En güçlü ve yaygın bir kurum olan medyamızın üzerine bu konuda her yönüyle büyük işler düşmektedir. Bu konu ile ilgili özendirici yayınlardan kaçınılmalı ve eğitici yayınlar yapılmalıdır. Çünkü her şeyin temeli eğitimde yatmaktadır. İnsanlarımız bu konuda ne kadar çok eğitimli olursa o sayede bunun kullanımı ve yaygınlaşması azalacaktır.

Başvurulacak Yerler
 
  “Bağımlılık”, kelime anlamıyla bir alışkanlığa psikolojik olarak önüne geçilmez bir biçimde ihtiyaç duymak demektir. Bir başka deyişle, bağımlılık fiziksel bir hastalıktır, kesinlikle utanılacak bir şey değildir, bir sağlık problemidir, ahlak değil. Bir kişi isteyerek alkolik ya da uyuşturucu bağımlısı olmaz, onun hastalığı iradesinin önüne geçer. Bağımlı kişi, günahkar değildir, o sadece tıbbi müdahaleye ihtiyacı olan bir hastadır.

Tedavi edilmezse, bağımlının hastalığı ilerleyecektir. En sonunda da, hastalığı kalıcı fiziksel ve zihinsel bozukluklara yol açacaktır ya da hastalık erken bir ölümle sonuçlanacaktır. Bağımlılık, çevresinde iyi tanınan ve sevilen insanları mahveder. Tüm ailesini etkiler, yakınları, sevdikleri incinir. İş hayatı duraklar, en sonunda kişi çalışamaz hale gelir.
Bağımlılığın ilacı yoktur. Ancak, hastalık tedavi edilebilir, ilerlemesi durdurulup, hasta iyileştirilebilir. Uzman denetiminde gerekli tedavi yapıldığında, bağımlı kişi sağlığına kavuşabilir.
 
Tedaviye İhtiyacı Olan Bir Alkoliğe Yardım
 
Alkolikleri tedaviye ikna etmek çok kolay bir iş değildir. Onlar yardıma ihtiyaç duyduklarını belli ettiklerinde, çoğunlukla artık kendileri için yapabilecekleri hiçbir şey kalmamıştır ve sizin kendileri için en iyisini düşüneceğinize karar vermişler demektir. Ancak, bu döneme gelindiğinde, bedensel ve zihinsel olarak, hasta çok zarar görmüş olabilir.

Alkolik bir yakınınız varsa ve onu hâlâ sevip, hâlâ sağlığını düşünüyorsanız, onun şişenin dibinde yaşamasını engellemeli ve mutlaka tedaviye ikna etmelisiniz. Ona profesyonel bir yardım sunabilmek için gerekli planı yapmak zorundasınız. Bu anlamda alkolik yakınınıza yardım etmenin en ümit vadeden metodu “müdahale”dir. Bu metot sizin, kendisi istemese de, ona yardım etmenizi sağlayacaktır.
 
Müdahale Nedir?
 
Müdahale, alkolik kişiyi, hastalığını tedavi ettirtmek üzere harekete geçirici bir grup metodudur. Bu yöntemde hasta, bağımlılığıyla yüzleştirilir. Bağımlı kişi, aile üyeleri, arkadaşları, doktoru, işvereni, iş arkadaşları ya da onun bağımlığının kötü etkilerini gözlemlemiş ya da hissetmiş başka yakınları ile karşılaştırılır. Böylece, kişi bağımlılığıyla yüzleşir ve onun kendisine ve çevresine verdiği zararı görür.

Müdahaleden sonra büyük ölçüde hasta profesyonel yardım ihtiyacı duyar. Müdahalenin temel mantığı, hasta hangi derecede bağımlı olursa olsun ona anlayacağı dilde bu durumun anlatılması ve onun tedaviye ikna edilmesidir. Sevdiği ve saygı duyduğu insanların ona bunu anlatması mutlaka etkili olacaktır.
 
Hastanın, bağımlılığını reddetmesini kırmak için en az iki kişiden oluşan bir grup lazımdır. Bu grupta hasta üstünde en etkili olan kişi genellikle onun en saygı duyduğu kişidir. Müdahale toplantısının yapılmasından önce, profesyonel bir danışmandan yardım ve fikir almak gereklidir. Eğitimli ve profesyonel bir danışman hastaya nasıl davranılması gerektiğini anlatacaktır.
 
Müdahalede Yapılması ve Yapılmaması Gerekenler
 
Yapılması Gerekenler:

·         Bağımlı kişiye gerçek ilgi ve sevgi gösterin
·         Bağımlı kişiye alkol probleminin, hastalığından kaynaklandığını anlatın.
·         Nefret, düşmanlık, kötü söz söyleme, lanetleme, ahlak dersi vermek gibi yaklaşımlardan uzak durun, onu sevdiğinizi ve ona yardım etmeye çalıştığınızı unutmayın.
·         Hastalığını tedavi etmek için kullanılabilecek metotlardan bahsedin.
·         Bağımlı kişinin davranışlarının sonuçlarını görmesine yardımcı olun.
·         Hastaya bazı önerilerde bulunun
·         Bağımlı kişinin yardım kabul etmesine hazırlıklı olun. Tedavi merkeziyle önceden görüşün, gerekli ayarlamaları yapın. Böylece harekete geçmesini engelleyecek bahaneleri ortadan kaldırmış olurusunuz.
·         Bağımlı kişinin yardımı reddetmesine hazırlıklı olun. Hastalığıyla yüzleşmesi hemen olmayabilir.
·         Sürekli hastalığının tedavisi olduğunu, iyileşeceğini söyleyin.
 
Yapılamaması Gerekenler:
 
·         Kendi kırgınlıklarını büyütmeyin. Ne kadar acı çektiğinizi ona anlatabilirsiniz ama, esas olarak hastanın alkol alışkanlığına odaklanın.
·         Hastanın neden bu kadar çok ve sık içtiğini tartışmak ya da alkolizminin kökenini aramak boş bir çaba olacaktır. Ona alkolizmin hayatının en büyük problemi olduğunu göstermek yeterlidir.
·         Hasta boş yere söz verse de kabul edin. Tüm sözleri tedaviyi kabul ettiklerinin işaretidir.
·         İkna etmenin anahtarı, gerçekleri göstermektir, yargılamak değil.
Mutlaka Bir Danışmandan Yardım Alın
 
 
Buradaki öneriler, size sadece bir fikir vermekten öteye gitmez. Bunu sakın unutmayın. Eğer alkolik bir yakınınız varsa mutlaka bir uzmanla görüşün. Onun fikirlerini alın ve hastaya müdahale etmekte ortak çalışın. Bazen, uzman yardımı almak, zor gelebilir ancak unutmayın, ne kadar geç kalırsanız, hastalık o kadar ilerleyecektir.
 
Sözlük

Afyon : Haşhaş bitkisinin kapsüllerinden elde edilen bir sakızdır.

Amphetamin : Saf halde iken renksiz, uçucu bir sıvıdır. Ağır kokusu ve yakıcı tadı vardır.

Burundanga : Amerika yerlilerinin borazan biçimli beyaz ve pembemsi çiçekli, yeşil ve geniş yapraklı bitkiye verdikleri isim.

Depresyon : Fizik veya moral çöküntü. Ruhi ve bedeni düşüklük. Bitkinlik. İç sıkıntılar.

Doğal : Tabii, natürel

Dolophine : Methadonun piyasadaki adı.

Emosyon : Heyecan

Enpotans : İktidarsızlık

Eroinman : Eroin bağımlısı, eroin müptelası

Esrarkeş : Esrar çeken, esrar bağımlısı ,esrar müptelası

Halüsinojen : (Hayal gösteren – evham veren) hayal ve vehimler oluşturan kimyasal maddeler. Hakikatte olmayan hayallere sebep olan maddeler.

Haşiş : Esrar yapımında, ince elekten çıkan ilk kaliteye verilen ad.

Hepatit : Karaciğer arızaları, zafiyeti...

Hezeyan : Sayıklama, saçmalama... Delüzyon. Gerçek dışı, akıl ve mantık yolu ile düzeltilemeyen yargı hataları. Kaynağı şuuraltı dürtülerdir. Şüpheci kişilerde gelişir. Çeşitleri vardır.

Ice : Renksiz, kokusuz, parlak, yarı beyaz, yarı saydam kristallerden oluşan uyuşturucu madde.

İnhalasyon : Buğu, gaz veya ufak damlacıklar halindeki sıvıların solunması .

İnhalants : Solukla içeriye çekilen ilaçlar, uçucular, çözücüler...

Kodein : Afyon kozası veya afyondan mevcut olup, çoğunlukla morfinden kimyasal yolla elde edilir.

Kokain : Beyaz toz (Kristalize pudra) görünümlü uyuşturucu bir madde.

Marihuanna : Esrarda ikinci kalite mal.

Methadon : Norkotikler gurubundan uyuşturucu bir madde.

Morfin : Afyondan kimyasal işlemlerlerle üretilir. Afyon içindeki en tanınmış alkoloid (zehir) dir.

Morfinman : Morfin tiryakisi, morfine bağımlı (müptela)...

Morfinmani : Morfin kullanma hastalığı.

Narkotik : Afyon ve türevleri soyundan olan uyuşturucu maddeler...

Paranoid : Psikoz denilen ruh hastalığının heyecanlı tepkileri. Herkesten şüphelenir. Bakış, gülüş ve özel konuşmalardan huylanır. Ortadan olayları kendi aleyhinde olarak değerlendirir. Kendisine komplo, suikast, hıyanet, hakaret şeklinde algılar herkese düşmanı imiş gibi bakar. Kibir, istihza, ima yüklüdür. Öyle konuşur. Şizofrenik

Psikoterapi : Telkinle tedavi, ruhsal yönlendirme ile bağımlıyı tehlikeden kendi iradesiyle uzaklaştırma işlemi.

Reçine : Dişi kenevirin tepe çiçeklerinden ve yapraklarından elde edilen koyu sıvıdır.

Sedatif : Sakinleştirici. Müsekkin. Ağrı dindirici.

Sentetik : Kimyasal işlemlerle elde edilen.

Stimulant : Uyarıcı, uyandırıcı, kamçılayıcı, tenbih edici, münebbih.

Şizofreni : Dış alemle irtibatın (ilginin) kesilip içe kapanma olarak açıklanan akıl hastalığı...

Toksin : Mikrop v.s. nin ifraz ettiği zehir.

Toksik : Zehirleme niteliği olan, zehirleyici madde...

Toksikoman : Toksit maddelerini kullanma bağımlısı ... (Bunlar çeşitli suçlar ve cinayet de işleyebilirler ) Kesin tedavi yok, geçici ve hafifletici tedaviler olabiliyor. Türlü çeşitleri ve tezahürleri var.
 

 

Kaymakamımız

Engin AVCI

Fotoğraflarla Kabadüz

Kabadüz Özel

Kabadüz Özel

Ziyaretçi İstatistiği

Bugün133
Dün962
Toplam1013365

Kimler Çevrimiçi